Bir Cesedi Yok Etmenin En Ucuz Yolu
/şiir okunduğu an gerçekleşiyor olacaktır/
Benim babamın aklımda kalan beylik sözleri yoktur
Adımda İsa değil zaten
Artık gevelemiyorum, beklemiyorum anlaşılmasını da
İki elim yakamda arsız sırtarışlarıma göz açtırmıyorum
Sümüğümün dudağımın üzerinde kuruduğu zamanları çok hızlı
geçtik
Şimdi kanım kuruyor üzerine sinekler konuyor
Zihnimde büyüttüğüm sözcükler bekaretini bir bir kaybediyor
Çocukluğumu, sakladığım o yerde unuttuğumdan beri
Ki, bir o biliyor nerede gömülüdür
Bir kuyu beliriyor vücudumun orta yerinde uzun iç çekişlerin,
izmaritlerin ve et tuğlaların çarpık ilişkisi sonucu
ilk düşen cesaretim oluyor
Yol gösteriyor gazete kadına sarılmış ceset yığınlarına, ceset
yığınları dediysem
İpotek altında sevdaları, ekmek kokularını, bugün yirmi üç
nisanları ve sözümona uyanışları
Sonra radikal kıymıklar, acınası ruhum, ah o gözler Tanrım
varsın sen
İşte belleğimde çarpışan kılıçların sesi
Bahsetmiş miydim beynimdeki savaşın ilk kurşununu benim
sıktığımdan
Duvarlarımı bir bir yıktığımdan ki balyozum bir çift göz,
Enflasyon düzeltmeleri, başucunda kortizon, yastık altı
çaresizliklerle
amorti bekleyişler
Sevgilim ismimi koyduğu yerde bulamadıklarından bana çok küfretmişler
Haciz memurları, kırağı süvariler, sabah sevişmeleri, çulluk
vakti ensemdeler
Dehlizleri ve sinek olmayı hayal ediyorum
Böylelikle kurtulmuş olurum diyorum bir fare yüreksizliğinden
Steril şırıngalardan, lağım hortumlarından, perşembeye kara
çalanlardan bir de orta vadeli sömürü programının hedefinden
çıkarsak sana söz, bir sinek olarak çok yaşamayacağım
Çünkü daha iyi dualar bilmiyorum gözlerine bakmaktan başka
Ensemden tutmayı bırakırsa hangi yoldan gitmek çaresizliği
Ben artık gitmek istemiyorum!
Ve boğulmak dalgaları kendinden cüretkar denizlerde
bana çocukluğumu geri verecek hissediyorum
Belki de insan olmaya yaklaştıracak söylendiği gibi kiraz
toplamak
Ya da insanlığa caiz bir hizmettir boş çukuru doldurmak
Umut; yok artık daha nelerdir, yüzyılın bu yarısında
Ölüm orucu diyebiliriz bile kelebeğin konduğuna
Biliyorum asfalt yollarda kirlenen yüreğimi teneşirin bile
paklamayacağını
Çünkü kir denilen şey;
Unutulan saklandığı yerde çocukluğum
Çocukluğumun mayın üstlerinde parçacıkları
Sinekler ve yatağımda hala sıcaklığın.
Mezar küreklerini bilirsiniz elbet haciz ve banka
işlemlerinde kullanılan
Sevdaları çıkarıyoruz önce gömüldüğü yerden sonra
kasetlerden ve türkülerden
Kökleri kadınlara tapsa bile
İşlenmemiş suçlar barındırıyor artık her duam
ama anımsıyorsam kulak dibimde tüfenglerin patladığını
bu yafta hala yakamda ve hala yaşıyorum demektir